İrem Akbal
okurken göz yaşlarımı tutamadığım ve her bir satırında içime filler oturduğu başka bir kitap daha olmuş mudur hatırlamıyorum. Tek bildiğim bu kitap ve bu çocukların hikayelerini hayatımın sonuna kadar unutmayacağım. Hasan'ı, Sohrab'ı, vicdan azabı ile kıvranıp duran Emir'i ve Afganistan'da yetim kalıp kötü güçlerin altında yaşama tutunmaya çalışan diğer bütün herkesi, çocukları... Onlar sağ olsunlar, umarım ki bir gün uyandıklarında gözlerini bütün kötülüklerden arındırılmış, dünyanın süper güçlerinin bir oyun alanı olarak kullanamadığı bir ülkeye açsınlar. Bir daha hiç acı çekmesinler, silah nedir bilmesinler, sokaklarda kavga eden yetişkinleri bile görmesinler. Onlar, onlara verilmemiş bütün iyilikleri ve konforu layıkı ile tadabilsin. Ve bir gün, onları bu durumlara düşüren "süper" güçlerden intikamları alabilsin! "Doğu'nun çocukları geliyor" desinler. "Onlardan çalınan insancıl hayatları geri almaya..."