Gülseren Çakir
Üstat
Orhan aşık adam. Bu uğurda her şeyden hatta kendinden vazgeçecek kadar hem de.Aşk bağımlılık olup, aklı ele geçirince orada bahsettiğimiz şey hastalık olur. Sonra bir kaçıştır başlar. Kaçan kovalanır sen seversin ama o başkasını sever. Ruhu ele geçiren bu virüs insanı maddi manevi yiyip bitirirken ilahi bir yardım yepyeni bir kapı açar. Derman ararken derdime , derdim bana derman imiş. İşte kurgu böyle bir duygu sarmalanın işlendiği , yaralı bir kaç kalbin ıssız bir yer olan Saklıkuyu’da bir araya gelip , birbirlerinin acılarına ilaç olmalarını anlatıyor. Alıntılık cümleler yazacağım diye aynı manaya gelen cümlelerin peşpeşe sıralanması laf kalabalığı o kadar çok ki. Kurguda savrulmalar , dağılmalar , karakter fazlalığı bariz bir şekilde görülüyor. Karakterleri birbirleriyle kesiştireceğim diye mevzu sayısını çoğaltmak. Kitapta odaklanan konu belirginleşmeden bir sürü başka yan öykü ortaya koyma. Zaman atlamaları arasında zoraki bir bağlama hissi. Olumsuz gördüğüm yanlar