tubilak
öncelikle kitaba başlarken yazar işin uzmanlarına ve öğrencilerine hitaben yazdığını bununla beraber diğer insanlarında anlayıcağını umduğunu söyleyerek başLıyor,ardından kısaca özetlemeye çalışacağım 1-freudun libidosunun yerini kitapta ölüm anksiyetesi almış,meğer yaşadığımız birçok sıkıntının temelinde bu ifrit yatıyormuş 2-ölümle yüzleşmek yakınlaşmak durumunda kalan insanların-örneğin kanser hastaları- hayatın anlamı ve daha kaliteli yaşam konusunda daha başarılı oldukları görülüyormuş 3-başkalarından ne kadar rehberlik ve destek alırsak alalım hayatımızı yaşama şeklinin bütün sorumluluğunu almayı öğrenmeliymişiz 4-yalıtım:"ayrı olmak ,çaresiz olmak dünyayı-şeyleri ve insanları-etkin bir biçimde kavrayamamak anlamına gelir,benim karşılık verme yeteneğim olmaksızın dünyanın beni istila etmesidir" diğer bir varoluşsal anksiyete sebebiymiş çare olarak olgun gereksinimden arınmış ilişki önerilmiş 5-insan "anlama" gereksinim duyar diyor yazar .burada malesef hayat görüşü sebebiyle bence bizzat kendisi de çaresiz kalmış,bu kadar bilgiye rağmen sonuç yok YAZIK...."