Sena Kantar
Başta kitabın yalnızca bilim kurgu romanı olduğunu düşünmüştüm. Hatta sonlarına gelmeden bu fikrim sabitti. Sonradan fark ettim ki bu bir romandan çok eleştiri yazısı. Bu nedenle karakterler çok derin tanıtılmıyor ve sonrasında başlarına gelenler hayal dünyamıza bırakılmış. Çünkü yazara göre hikayeden daha önemli bir gerçeklik var: kabul gelecek. Yazarın gelecekten kast ettiği döneme kitaptaki sınırlarda gelmiş bulunmasak da çizdiği dünyadaki şanslı ve korunan azınlık gerçekle benzer denebilir. Ayrıbölge olarak adlandırılan ve bu şanslı azınlığın yalnızca bir seyahat planı yaptığı yerlerde yasayan 'lanetli' insanlar maalesef ki günümüzde sömürge bölgesinde yaşayan insanları anımsatıyor. Kitabın anlatımı güzel ve anlatmak istedikleri apaçık. Son olarak istediğimiz her şeyin kolayca gerçekleştiği bir dünyada yaşamak en büyük distopya olurdu diye düşündüğümü belirterek herkes için eşit ve yaşanabilir bir dünya diliyorum. Bizi eşitlik kurtaracak✌