Ayhan Ersoy
Üstat
Lord Byron'ın Yunanların Osmanlılara karşı isyanlarına bizzat katılmak amacıyla Yunanistan'a gidip hastalık nedeniyle savaşamadan ölmesinin yarım kalmışlığı romanda Lord Raymond karakteri üzerinden destansı bir kahramanlık ile taçlandırılarak tamamına erdirilirken Shelley'nin zihni üzerinden Konstantinopolis'in 'Barbar Türkler'in elinden kurtarılarak 'Müslümanların Avrupa imparatorluğuna son verme' düşüncesinin yansımaları net olarak ortaya konmaktadır. Türklere yönelik söz konusu algı ve yaklaşım tarzının eserin bünyesinde habis ur misali sırıtıp genel havayı bozması sayılmazsa, ayrıca 2090 yılları civarında cereyan eden olayların 1800'lerin gelişmişlik düzeyi ile aktarılması da göz ardı edilirse, insan elinin çevirdiği yaşam çarkı durduğunda nasıl bir dünya tablosu ortaya çıkacağı, bu ıssızlığın ortasında yalnızlık duygusunun sebep olacağı manevi ağırlık, çaresizlik ve hüzün ile yoğrulmuş çırpınış ve hayata tutunma çabaları gayet başarılı bir şekilde resmedilmektedir.