Özge Belen
Kitapkurdu
Gördüklerimiz Mi Yoksa Bize Gösterilenler Midir Gerçek?
Görmek kitabı Nobel ödüllü yazarımızın alegorik bir distopya eseridir. İlk kez okuyorsanız, diyaloglarda kullanılan düz yazı tarzı üsluba uyum sağlaması biraz zor fakat alıştıktan sonra eser daha akıcı geliyor ve kolayca kavrayabiliyorsunuz. Körlük kitabı ile bir noktada bağlantı kursa da okumadıysanız bile anlayabilirsiniz diye düşünüyorum. Yine de tamamlayıcı olması için ikisinin de okunması daha uygun. Körlük ile aynı yerde geçen eserde, o dönemden yıllar sonra yapılan bir seçim ele alınıyor bu kez. Yağmurun sağanak şeklinde yağdığı seçim günü; seçmenler ortalıkta görünmeyince endişelenen ama bir yandan da seçmenlerine olan güvenlerinden emin bir şekilde bekleyen parti üyeleri, yağmur durduğu andan itibaren akın akın oy vermeye gelen seçmenler ve sandıklar açılıp oylar sayıldığında şok yaratan sonuçlar… Seçimlerin tekrar etmesi gerektiğini düşünen devlet büyükleri, ikinci kez aynı sonuçlarla karşılaşınca ne yapacağını bilemez. Bu durumda aslında yasalara uymayan hiçbir şey olmasa da kabullenemezler, çünkü onlara göre bu bir başkaldırıdır ve yazılı hakların hak olması için kazanılması gerekmektedir. Çoğu distopik eser gibi gerçek hayattan vuruşlar bulabileceğimiz bir eser olmasının yanı sıra yazar bizden sorgulamaya başlamamızı ve gerçekleri görmemizi istiyor. Eserde hiçbir özel isme yer verilmemesi, hepimizin toplumun bir parçası olarak var olduğumuza gönderme niteliğinde. Toplumdaki yerimiz ve sıfatımız neyse o şekilde varız başkalarına göre. Kimse aslında birey olarak var olmuyor ve bütünün küçücük bir parçasıyız. Yer yer güldüren, aynı zamanda da derin konuları düşünmeye sevk eden harika bir zekanın eseri.