Sami Terzi
Sait Faik Hikâye Armağanı sahibi Ahmet Büke, hikâye anlatıcılığı rolünü bu kez roman türünde sergilemiş.1950'lerin Türkiye'sine uzanan Deli İbram Divanı, okuyucusuna denizcilik terimleriyle, deyimleriyle zengin bir edebî sofra sunuyor. Osman'ın hayatı ile örülü ana hikâyeyi yan hikâyeler besleyen yazar, finale dek merakı canlı tutarken karakterlerin duygu dünyasını derinlemesine ele alışıyla okuyucularıyla metin arasında sağlam köprüler kuruyor. Zihninize hemencecik yerleşen damıtılmış üslûptan kopmak istemiyorsunuz. Deli İbram Divanı'nın başarısı, yazarının emeğinde saklı. Ahmet Büke hazırlık sürecinde 1,5 yıl boyunca teknelerde yattı, tekne tamir etti, yelken basmayı öğrendi, denize daldı, İzmir, Ege Havzaları tarihi için arşivde çalıştı. Denize daha önce ilgi duymayan yazar, Deli İbram Divanı'nda anlattığı hikâyeleri 1,5 ayda tamamladı. İntikam, aşk, tabiat, şükür, nimet, dostluk, siyaset romana tutunan kavramlar diyebilirim. Basmakalıp hikâyelerden sıkılanlara tavsiyedir.