Bahadır Cüneyt Yalçın
Kaşif
Memduh Şevket bir söyleşide “Ben edebiyattan anlamam” diyordu. Nasıl olur? Daha sonra okuduğum eserlerin tümünde gördüğüm gibi, o tarife sığmayacak kadar sade, öz, olmuş, çözmüş dilinden çok etkilendim. Romandaki pansiyonda kalan her bir kişiyi sağlam bir karakter olarak öyle güzel gösteriyor, öyle şık konuşturuyordu ki hayranlık duydum ve kendimi affetmemeye karar verdim. Böyle bir kitabı geç okumuş olmak şöyle dursun, “edebiyattan anlamayan” ustanın satırlarının parlaklığına uzak olduğumu hissettim. Kitabı bitirdiğimde edebiyattan ne anladığımı yeniden düşündüm; bu da biraz yıkıntı, gürültü ve tozla sonuçlandı. Herhangi bir kurmaca karakteri, sözleri, bakışları ve yanlışlarıyla öncelikle yaşayan bir insan olarak ciddiye almamın kilometre taşıdır bu kitap.