İlker
Bilge
Tahsin Yücel'in dediği gibi “Bizim Köy 1950’de bir başyapıttı. 1995’te de bir başyapıt'' olan eserde yazar bizzat köylünün hayatının içine girerek onların hayatını, yaşadığı zorlukları birinci elden görerek kaleme almıştır. Aynı zamanda bir köy okulunda öğretmenlik yapan Mahmut Makal köylünün sıcakta, soğukta, karda, kışta nasıl bir hayat izlediğini, yoksullukla ve hastalıkla pençeleştiği dönemi insanın içini sızlatan bir şekilde ele alıyor. Köylüyü siyasilere karşı savunmasına rağmen hem siyasilerden hem de köylüden şamar yiyen Mahmut Makal'a ise şahsen üzülüyorum. Güzel Anadolu'mun yokluktan cahil kalmış insanlarının bu durumunu kendi makam ve mevkileri için kullanan siyasilere ve toprak ağalarına ise her sayfasında ayrı bir öfke duyuyor insan. Makal eseri kaleme alırken aynı zamanda köy halkının lehçesine de yer vermesi esere samimiyet bir hava katıyor. Son olarak yazdıklarından dolayı mahkemelik olan Mahmut Makal'a saygılarımı sunuyorum.