educated_mom
Bilge
O, elindeki birkaç aile yadigarı fotoğrafa baktığında hiç duyulmamış, görülmemiş bir şeyler hissediverdi. Hissettikleri birden ete kemiğe büründü. Her şey capcanlı karşısındaydı. Kimselere bu yaşadıklarını anlatamazdı. Anlatmaya niyetlenecek olsa bile zaten kimseler ona inanmazdı. Ama içini kemiren, ruhunu sıkıştıran, merak ettiği her şeyi öğrenmişti. Olmuş, bitmiş, devrini ve hükmünü kaybetmiş tüm o öğrendikleri için hem üzüldü de. Nasıl üzülmezdi ki. İnsanın insana ettiğini yaratılmış başka hiçbir varlık etmemişti: Yayan katedilen kilometrelerce yollarda analarının sırtından düşüveren bebekler, düşmanla savaşamadan hastalıktan ölen genç yiğitler, savaşın en mağdurlarından olan kadınların hayata tutunabilmek için sarfettikleri insan üstü gayret ...  Zaman akıyordu, geçmişten başlayıp şu an ve geleceğe doğru. Kitap, gerçeküstü öğeler de barındıran tarihi kurgu romanı. 533 sayfa ama sürükleyiciliği sayesinde kısa sürede okunabilir. En beğendiğim Türk Edebiyatı eserlerinden biri oldu.