e8akpinar
Üstat
Meşhur "Devrim evvela kendi evlatlarını yer" sözünün isim giymiş bir hikayesi. Hikaye dediğim, tabi öyle aksiyonlu bir kurgu değil. Sovyet devrimi sonrasındaki durumun bu söze nasıl mâsadak olduğunu bize eski bir yöneticinin tutuklanışı, fikirleri, hatıraları, sorgulamaları ve fikir çarpışmaları üzerinden anlatılıyor. 1984 romanındaki gibi kurulan dünyanın her yanının detayları verilmemiş. Sadece temas eden noktalarda rejim anlatılmış ki buraları okurken de distopik ve kurgu bir dünyadan ziyade tarihte var olmuş bir "devrim" örneğinin gerçekleştirilmesi ve sürdürülmesinin altında yatan fikriyatı okuyor olacaksınız. Yavaş akan ama insanı sürükleyen bir kitap. Bitirmeden elimden bırakamadığım için neredeyse sabahladım.