Ayhan Ersoy
Üstat
Sağlıklı, mutlu, müreffeh, sorunsuz, istikrarlı, barışçıl bir toplum ve dünya düzeni kurmanın sevimli gayesiyle maskelenmiş totalitarizm ruhu insan doğasını ve yaradılışını hedef alan, fıtrata ve eşyanın tabiatına aykırı zulüm mekanizmasını Tanrı kisvesi altında işleterek karanlık emellerini tatmin ederken ve ideal çözümü bulmuş olmanın aldatıcı zevkiyle keyiflenip bundan sadistçe haz duyarken her ne kadar kavramların içlerini boşaltıp anlam zeminlerini kaydırsa da mutlak son ve ilahî kanun olan ölümün pençesinden kurtulamaz, aklın ve hayal gücünün sınırlarında kulaç atmaktan öteye geçemezken, zavallı beynini ifşa ederek kendini rezil etmekten de geri kalmamaktadır. Distopyaların karakteristik yanı hep kadın cinsiyeti etrafında şekillenirken aynı noktada da düğümlenmektedir : estetik, doğurganlık, evlilik, cinsel ve duygusal tatmin vb. kavramlarla sürekli bir didişme, inatlaşma, hesaplaşma söz konusu olurken ahlâk, erdem ve insan hakları kavramları da ayaklar altına alınmaktadır.