Büyük Irmaklardan Bile
Büyük Irmaklardan Bile Ürüne Git
e8akpinar
Üstat
Geçmişten aşina olduğumuz bir hikaye. Yazar, kendine has üslubuyla yaşanmış bir vahşetin sosyal temellerini, öyle tuğla gibi sosyoloji kitaplarında sadece ehline hitap eden teori ve ideolojilerle değil, yine sosyal olarak aşina olduğumuz sahnelerden yola çıkarak kurduğu bir "tiyatro sahnesi"nde anlatıyor adeta. Masal gibi ilerleyen hikayede bir anda karşınıza çıkan tanıdık repliklerle şok olabilir, taşlar bir anda yerine oturabilir. Yazar, bütün hikaye boyu neyin temsilini kurduğunu ara ara hissettirdiği için artık hikayede neyin gerçekte neyi temsil ettiğine dair -farklı şeyleri temsil etme ihtimalleri olduğunu da bilerek- fikirleriniz şekilleniyor. Bu durum, bence her şeyin en sonda ortaya çıkarak okuyucuyu çok şaşırtmasından daha keyif verici ve iz bırakıcı bir üsluptur. Kaldı ki son kısım gayet vurucudur. Nihayet, yazarın okuduğum kitapları arasında bende en çok iz bırakan kitabıdır.