Mustafa Taşkın
Kitapkurdu
Gündelik hayat filozofu Alain de Botton bir aşk hikayesi yazmamış, aşk hakkında bir hikaye yazmış.Tıpkı hayat gibi, filizlenen, olgunlaşan ve zamanla solan bir aşkın hikayesinde insana farkındalık kazandıran bakış açıları ile beraber ilginç tespitler de yer alıyor.Kendi adıma kitapta okuduğuma memnun olduğum bazı kısımlar şöyleydi; Yatak odasındaki felsefeci, diskodaki felsefeci kadar gülünçtür, her ikisinde de gövde ön plandadır dolayısıyla akıl sessiz, ilgisiz bir yargı aletine dönüşür.sayfa 140 Yaşamım boyunca taşıdığım bir ismim var.Altı yaşındayken bir fotoğrafta gördüğüm "ben" ile belki altmış yaşımda bir fotoğrafta göreceğim "ben" aynı harflerle yazılıyor.Oysa zaman beni bu arada tanınmaz hale getiriyor.Ağaca ağaç diyorum ama o ağaç yıl içerisinde çeşitli değişimlere uğruyor.O ağacı her mevsim yeniden adlandırmanın yaratacağı karmaşayı engellemek için süreğen olanın üzerine temelleniyor dil ve ağacın bir mevsim yapraklı bir mevsim çıplak oluşunu göz ardı ediyor.sayfa 140