KY-2477827
Bayıldım, hayran oldum, asil bir kadının soylu bir erkeğe olan delice tutkusunu ne güzel de anlatmış Stendhal; kütüphanenizin baş köşesinde yerini ayırın... demeyi ne kadar da çok isterdim; fakat, heyhat! Bunların çok uzağında, sıradan bir aşk hikâyesi yazmış Stendhal... İtalya Hikâyeleri'nin trajik sonlarıyla benzerlik taşısa da, okunup unutulmaya namzet bir hikâye: Mina de Vanghel... Yunus Çetin'in okuyucuyu öztürkçe belâsından uzak tutan temiz/titiz çevirisi kitabın yegâne güzel tarafı oldu benim'çin... bir de o caanım kitap kapağını unutmamalıyım! Can Kısa Klasikleri'nin meraklısıysanız elbette alıp okumalısınız da, her yazılana ayılıp bayılan okuyuculardan değilseniz "sıkıntı yok"... (!) Yazarın Alman ve Fransız milletine dair yaptığı yorumları yaşadığı yüzyılla izah etmek mümkün mü bilemedim... kitaptan ufak bir alıntı: "Mina'nın nazarında Paris'i, yani şu yeni Babil'i kuşatan tüm büyük abidelerin yavan, ironik ve kötücül bir yanı vardı." (syf. 14) Paris severler duymasın (!)