Sinem Sönmez
Ustaca kurgulanmış, felsefe ve tarihi harmanlayan bir eser, edebi bir başyapıt olarak nitelendirilebilir. Sadece keyifli bir okuma deneyimi sunmakla kalmıyor, aynı zamanda onu derinlemesine düşünmeye, sorgulamaya ve tarihi perspektiflerle kendi yaşamını ilişkilendirmeye davet ediyor. Yeniçeriler, dilenciler, kethüdalar, alimler, bilginler, lağımcılar, evliyalar... çok güzel anlatılmış. “Düş görüyorum, öyleyse ben varım. Varım ama ben kimim?” harika değil mi?