murat aytar
Bilge
Emile Zola 19. Yüzyıldan bizlere seslendiği bu eserinde , farklı sınıftan insanların yaşamlarının son anlarını ve yaşamları sona erdikten sonra da bu insanların cenazelerinin nasıl defnedildiğini beş farklı hikaye ile anlatıyor. Kitapta ölümün bile bizi eşitleyemediği bu dünyada, toplumdaki sosyal sınıfların durumları irdelenmiş. Yazarın toplum üzerindeki gözlem gücünden etkilenmemek imkansız. İnsana ilişkin aktarılanlar günümüzde de geçerliliğini koruyor. Kitabı okumadan önceki hafta şehir merkezinde tekstil ürünleri satan , neredeyse yirmi yıldır tanıdığım esnafın cenazesine katılmıştım. Kitapta üçüncü hikayedeki kırtasiyeci bayan Rousseau’nun hikayesi ölen tekstilci esnaf arkadaşımın yaşamı ile o kadar örtüşüyordu ki 112 yıl önce yitirdiğimiz Zola’ya yeniden derin hayranlık duydum. Ayrıca sınırlı bütçesi olanların bu ve bunun gibi klasik eserlere üstelik de iyi çevirmenlik hizmeti ile ulaşabilmesi için uygun fiyat politikası güden Kapra Yayınevi içten bir teşekkürü hak ediyor.