micahı vuran mermi
Kitapkurdu
Kitap, salgından sağ kalan profesörün, torunlarına eski dünyayı anlatması üzerine kurulu. Eğitim ve bilginin kaybı, torunların diline ve düşüncelerine yansımış; bu da insanın eğitimsizlikle nasıl geriye gidebileceğini gözler önüne seriyor. London, dilin ve kültürün nasıl basitleşip yozlaştığını vurgularken, bilgiye ve uygarlığa dair çarpıcı bir mesaj veriyor: Bilgi kaybolduğunda, geriye sadece ilkel yaşam kalır. Kızıl Veba'da pandemi sonrası bir dünyayı hayal ederken, gelecek hakkında etkileyici tahminlerde bulunuyor. O dönemde televizyon bile yokken kablosuz iletişimden bahsediyor. Ancak bu iletişim hâlâ insanlara bağlı; yüksek bir binadan haberleri ileten biri var ve o kişi öldüğünde iletişim de sona eriyor. London, telefonun ileride kablosuz olacağını öngörse de, bunu dönemin bakış açısıyla insanların fiziksel olarak devrede olduğu bir sistemle hayal etmiş. Bu naif ama bir o kadar isabetli tahmin, yazarın vizyonunu gösteriyor. Okuduğunuz için teşekkür ederim.