Korhan Günsor
Kitapkurdu
“Yüce ya da üstün insan canavarları yener,bilmeceler sorar ama bilmecenin ve canavarın kendisi olduğunu bilmez” Deleuze Isaac Bashevis Singer'in Meşuga (Yidiş dilinde "Deli") romanı,İkinci Dünya Savaşı'nın ardından 40'ların New York'unda geçiyor ve Yahudi diasporasının bu zorlu dönemdeki yaşamını,varoluşsal sorunlarını ve aşk ilişkilerini konu alıyor. Karakterler,geçmişlerinin canavarlarıyla savaşmaya çalışırken, aslında bu canavarların bir parçası olduklarını fark etmezler. Savaşın ve soykırımın getirdiği travmalarla boğuşurken,kendi içlerindeki kaosu (ve deliliği) tam anlamıyla kavrayamazlar. Hayatlarındaki karmaşıklık,ahlaki ikilemler ve aşk üçgeni,kendi içsel çatışmalarının dışavurumu gibidir.Yüce bir amacın peşinden gitmek,aşk ve anlam arayışı içinde olmak, yıkımdan kaçış gibi görünse de,karakterlerin bizzat bu yıkımın bir parçası olduklarını anlamaları zaman alır.Singer’in ironik ve derin gözlem gücü, karakterlerin kendi canavarlarıyla yüzleşmesini ustalıkla işler.