ihtiyar_balıkçı
Dünya edebiyatının en iyi ve temel eserleri arasında birinci seçildi.(2002)
Fransızlar Şanso de Roland şarkılarını söylerken, Avrupa romanslarla, Doğu devler ve cinlerle uğraşırken modern edebiyatın temeli İspanya'da Miguel de Cervantes tarafından atıldı:
Don Kişot.
Yardımcısı Sanço Panza ile başlar öyküleri. Don Kişot, Şövalye romanları okumanın etkisiyle şövalyeliğe soyunur. Başına geçirdiği berber leğeni - o bunu şövalye miğferi olarak kabul eder- ile devlerle savaşır. Devler dediği gerçekte yeldeğirmenleridir.
Kendine örnek aldığı Şövalye Amadis'in bir sevgilisi vardır; öyleyse Manchalı şövalyenin de bir sevgilisi olmalıdır. Derken aranan sevgili bulunur : Tobosolu Dulcinea. ( Rene Girard, bir dolaylayımcı aracılığıyla yaşanan bu tür sevgi için" üçgen arzu" deyişini kullanır ki bu durum Dostoyevski dahil pek çok yazarın eserinde görülür)
Bence en güzel bölüm şövalyenin ölüm anıdır. Hırpalanan ruhu, sabırlı ve mücadeleci kişiliği yenilmiştir. EVE DÖNME İSTEĞİ YA DA DULCİNEA'NIN ONU BEKLEDİĞİ YALANLARI ONUN YENİ BİR HAYAL KURMASINA YETMEZ.
O geriye dönüşü reddeder. Onurun son nefesidir verdiği.