İlker
Bilge
Yaşar Kemal şaheserini kaleme alırken biz okuyucular için irdelenmesi gereken bir çok sosyolojik konuyu sunmaktadır. Bu kitap sadece köy ağasının zulmünden sıkılıp dağa çıkan bir eşkıyayı değil, köylünün ağa korkusundan dolayı takındıkları tutumu, ağanın zulmünden dolayı yaşanan kıtlıkları, kışın ayazında ekmeksiz geçirilen geceleri, yeni doğan buzağılar üşümesin diye koyun koyuna yatılan eski damlı köy evlerini, kışın karında akan damların altında uyumak zorunda kalan çocukları ve daha nicelerini anlatmaktadır. Kitap tamamen bir biyografi kitabı olmamasına rağmen anlatılanlar size o kadar içten dokunuyor ki gerçekte var olduğunu bu ülke tarihi hakkında biraz okuma yapan herkes biliyor. Üstadın şaheseri kaleme alırken kullandığı betimlemelerin ne uzun ne kısa olması, içimize çarpan şekilde kaleme alınan duygu yüklü anlatımlar ve yer yer aktarılan heyecanlı bölümler şahsen kitabı memleketime giderken bir çırpıda okuyup bitirmeme vesile oldu.