SALVAMEA
Kaşif
Tolstoy’un eserlerini “İtiraflarım” öncesi ve sonrası olarak ikiye bölerek değerlendiriyorum. İtiraflarım’dan önce yazdıkları eserlerde (“Savaş ve Barış” ve “Anna Karenina” gibi) bir psikolojik bunalım ve sorgulamayı hissediyordum. Bunun nedenini, “İtiraflarım”da, ünlü olmak için yazdığını ancak bir manasızlık içinde bulunduğunu kendisi itiraf etmiştir. Hacı Murat ise, “İtiraflarım” sonrası (yani hayatın anlamını dinde bulduktan sonra) hatta ömrünün son yıllarında yazılmış, biat etmeyerek bireysel gücünü ispat etmek için Şeyh Şamil’in karşısındaki Rus ordusuna geçici olarak yardım eden Hacı Murat’ın yaşadığı ikilemlerin yanında, esasında Hristiyan Rus ordusunun (ve burjuvasının) da cemaat içi kavgalara benzer bir durumda olduğunu ve “çapsızlığın dini, cemaati, rütbesi, görevi vs. olmaz”ı gösterdiği, bir varoluş mücadelesi romanıdır. Bir Çöküşün Öyküsü’nün yanında sönük kalır. Tolstoy’un en önemli eserleri (neredeyse hiç bahsedilmeyen) Sanat Nedir? ve İtiraflarım’dır diye düşünüyorum.