mesut cemil
Kitapkurdu
öyle yabancıydı ki..annesi öldüğününde gözyaşı dökmeyecek kadar, hemen ertesi günü bir kadınla aşk yaşayacak kadar, kadının evlenme teklifine hayır yada evetin kendisi için aynı şey olduğunu söyleyecek kadar, hakimin neden beş kurşun sıktın dediğinde güneş gözümü kamaştırıryordu ve elindeki bıçak parlıyordu diyecek kadar, ha 20 sene yaşamışsın yada 20 sene erken ölmüşssün ne farkeder diyecek kadar.
öyle yabancıydı ki. o ruhumuzun derinliklerinde saklanmış bilinçaltımızdı fakat işte tanıyamıyorduk. son söz olarak herkes içindeki yabancıyı düşünsün derim. albert camus mu o da kim ya ne kadar yabancı geliyor şu an bana