diduk
Kitapkurdu
Tatar Çölü’nde Giovanni Drogo, sınırdaki kalede, kuzeyden gelecek vahşi bir kavmin saldırısını, “Tatarlar”ın istilasını, tarihçilerin kaydetmeye değer muhteşem bir savaşı, insanlığın hafızasında kalacak bir çarpışmayı bekler. Ancak saldırı ertelenir, Tatarlar gelmez; her şey, kalede bulunanların (ve zamanla Drogo’nun da) kabul ettiği bir fikirden ibarettir – “felaket getirecek olayların karanlık bir önsezisi.” Bu önsezi, onlara bir yaşam amacı veya bir tür dünyevi kurtuluş sunarak varlıklarını meşrulaştırmak içindir. Ancak boşuna bekleyiş, hayata asla olumlu bir anlam kazandırmaz. Arzu nesnesi olarak hiç gerçekleşmeyecek bir olayı bekleyişi seçmek ve yılları harcamak, ölüm döşeğinde dahi, apaçık ortada olan gerçeği reddetmemize sebep olur. Gelecek güzel günleri bekleyerek yaşanan bir ömür…