Sümeyye Şahin
Bilge
yazarın yalın tutku ve boş dolaplar kitabını okudum. okumaya da devam edeceğim.açıkçası iki kitapta da beni rahatsız eden ögeler vardı, olmaya da devam edeceğini biliyorum ama beni yazara çeken şey de tam olarak bu. kitabın keyfimi kaçırmayanı, beni sarsmayanı ilgimi çekmez.annie ernaux'da en çok sevdiğim ve özendiğim şey tüm duygularını ahlaki ya da toplumsal kaygılar gözetmeksizin olanca açıklığıyla ifade edebilmesi. ben aklımdan bir şeyler geçirirken bile üzerimdeki etiketlere mağlup oluyorum, yazar tüm normlardan sıyrıldığı bir varoluşa ulaşabilmiş bence. bunu kitaplarına da yansıtması okurken yer yer elektriklenmiş gibi hissettirse de keyif veriyor.bu kitapta da yer yer geçmişe dönerek karakterin ailesiyle ve kendi kimliğiyle çatışmasını ve yüzleşmesini okuyoruz.tüm kitaplarında olduğu gibi "kadın" olmak da kitabın içindeki temalardan.dediğim gibi, yazarın tüm gerçekliği olduğu gibi ve cesurca ifade edebilmesini çok seviyorum ve bu bakımdan tüm hemcinslerime tavsiye ediyorum