Sümeyye Şahin
Bilge
bebek bekleyen bir ailenin maddi yetersizlikler sebebiyle kızlarını başka bir aileye emanet etmelerini ve kızın bu süreçte yaşadıklarını anlatan kısa bir hikaye. kız bu terk edilmişlik ve gözden çıkarılmışlığı "içtiğim suda bile babamın beni bırakıp gidişinin tadı vardı" diye ifade ediyor. bırakıldığı evde yatağını ıslatmaktan, bir şeyleri kırıp dökmekten, azarlanmaktan korkması; elini ayağını nereye koyacağını bilememesi tam olarak küçük bir çocuğun hissedebileceği şekliyle anlatılmış, sanki yazarın yazdığı değil de 8 yaşında bir çocuğun anlattığı şeyler bu metin. yazarın bu kadar kısa bir kitap ve bu kadar yalın bir anlatımla önemli meseleleri, şefkat, hüzün, terk edilmişliği bu denli içten hissettirebilmesi ama olayı dramatize etmemesiyle, olduğu gibi anlatmasıyla, okuyucuyu yönlendirmemesiyle de hoşuma gitti. kitaptaki kız çocuğunun bir isminin olmaması da sanki o kız çocuğunda tüm kız çocuklarının var olması. çok sevdim, hemen yazarın diğer kitabı böyle küçük şeyler'i de okudum.