Ümmühan İrem DERTLİ
Bilge
Oldukça karışık, şifreli ve zaman- mekan geçişleri sıklıkla yapılan,"ergodik edebiyat" tarzıyla yazılmış.Kitabı okurken kaybolduğumu hissettiğim anlar oldu.Oldukça girift ve karışık bu kitabın içine girmek kolay değil.Ayrıca kitaba roman demek de zor, okurken sanki bir araştırma metni okuduğumu hissettirdi.Konusuna gelecek olursam, kör Zampano'nun "ben öldükten sonra bu metin bulanındır" demesi ve vefatından sonra komşusu Johnny'ye kalan bir tomar kağıt yığınından ibaret okuduklarımız.Kitap birden çok katmandan oluşuyor. Başlarda Zampano'nun yazdığı bir film senaryosunu okuduğumuzu düşünsek de sayfalar ilerledikçe bu ürünün gerçek olma ihtimali beliriyor aklımızda.Bilinç akışı ve iç monolog teknikleri çok iyi kullanılmış "Navidson Kaydı" filmleri senaryolarının kayıt altına alınması,senaryoyu destekleyen ve kurmaca olduğundan şüphe edeceğimiz mektuplar, şarkılar, makaleler ve hatta fotoğraflar da kitabın 'Ekler' kısımlarında sunuluyor.Bu senaryoyu o kadar gerçekçi kılıyor ki anlatamam.