m.türkoğlu
Kitapkurdu
Bir bankanın çocuklar için çıkardığı ve ücretsiz dağıttığı ( ya da müşterilerine hediye ettiği) bir dergi vardı. Bankaya girer, memurlara dil dökerdik. Çoğu zaman elimiz boş çıksak da bazen dergiyi kapmayı başarırdık. Her satırına kadar yalayıp yutardık dergiyi. Yine aynı yıllarda haftalık yayımlanan iki farklı dergiyi ise üç beş arkadaş aramızda topladığımız para ile satın alırdık. Bir önceki bölümlerin devamını okumak için sabırsızlanırdık. Bütün bunlar ilkokul yıllarında gerçekleşti. Şimdilerde ise çocuklara kitap okutmakta oldukça zorlanıyoruz. Teknolojinin hayatımızdan neler götürdüğünü görmek üzücü... Fahrenheit 451'e bu gözle bakıyorum. Kitapta kitaplara düşman bir otoritenin vahşetine tanık oluyoruz. Günümüzde bu otoritenin yerini dijital cihazlar almış durumda. Cep telefonu, tablet, bilgisayar... Bunlara harcanan zamana bakınca kitaplar için ağlamamak mümkün değil. İnsan ister istemez soruyor: Bizleri kitapların olmayacağı bir dünya mı bekliyor? Mükemmel bir kitap...