İlker
Bilge
Memed, kendi içsel problemleri ile yüzleşirken bir yandan da köylünün maruz kaldığı şiddete tanık olmaktadır. Olaylar birbiri ardına izlerken Memed'in aklına takılan en önemli husus ''Abdi gitti Hamza geldi...'' olmaktadır. Memed aklına takılan bu sorun ile boğuşurken bir yandan da köylünün uğradığı mezalimin sebebi olarak kendisini görmekte ve paralamaktadır. Öz olarak bu konu etrafında işlenen eser aslında bir kurgu roman olmakla beraber bana göre tarihi roman özelliği göstermektedir. Cumhuriyet'in ilk yılları incelendiği zaman merkezi idareden uzak olan yerlerde idareciler kendi çıkarları için halka eziyet etmişlerdir. Bu şaheserde de bunu görmek mümkündür. Yazar betimlemeleri ilk eserinde olduğu gibi yerinde tutarak okuyucu sıkmadan kitabın akışına kaptırmakla beraber bana göre eserin tek sıkıntısı İnce Memed'in içinde bulunduğu problemlerle boğuşmasından ötürü yaşanılan son olayların ani gelişmesi oldu. Bu durum okuyucu da anlık bir kırgınlık oluşturabilir.