yer içer okur
Üstat
Postmodernin, distopyanın, kurmacanın, üslubun ve daha nicesinin bir arada toplandığı muazzam bir eser. ne yazık ki kitap da yazarı da gölgelerin de en gölgesinde kalmış. haydi el birliği ile hak ettiği aydınlığa çıkaralım. adının isa- aslında değil- olduğunu sonradan öğrendiğimiz kahramanın, anlatıcı tarafından kitabım ilk sayfasında başına gelen tuhaf olayları anlatmaya başlıyor. olaylar üç gün içinde olup bitse de yazar bizi zamanın bitimsizliğinde döndürüp duruyor. bir gün işyerindeki şefi tarafından başka şirkette çalışma teklifi- teklif değil emir desek daha yerinde olacak- ile yeni bir şirkette işe başlıyor ve olanlar da bu anda oluyor. kitap boyunca kahramanın ırkını, ülkesini; mekanın neresi olduğunu kestiremiyorsunuz zira yazar bunu ustalıkla vermiş. iyi ki de böyle yapmış. aşkı, evliliği, insan ilişkileri öylesine muhteşem anlatılmış ki hayran kalıyorsunuz. 1984 kitabını, kafka’nın eserlerini anımsayacaksınız.