-ziyra-
Sıradan bir hikaye aslında. Ama hayata dair basit tespitleri o kadar yerinde ve güzel ki. Kitabı okuması ilginç kılan da bu bence. Martha'nın yaşamındaki karakterler sadece ailesi ile sınırlı diyebiliriz. Okuldaki arkadaşlarını, iş yerindeki birkaç patronu dışında birlikte çalıştıklarını hiç duymuyoruz bile. Çünkü Martha'da duygusal bir iz bırakmıyor hiçbiri. Ama ailesindeki her bir kişinin izi çok farklı, çok derin oluyor. Patrick için bile ilk başta "kuzenim" diyor. Annesi, babası ve kız kardeşi ile olan ilişkisi de yıllar içinde nasıl değişiyor onu izliyoruz. Ben kitabı beğendiğimi söyleyebilirim. Birkaç günde bitirebileceğiniz, akıcı bir anlatımı var. Okurken kendi hayatıma dair izleri keşfedebildim. Ortak hisler beni kitaba ve karaktere yakınlaştırdı. ** Ayrıca kitapta Martha'nın hastalığının *** şeklinde yazması da güzel bir detaydı. Meg Mason'nın en ünlü eseri bu ve sanırım diğer eserleri henüz Türkçeye çevrilmemiş. Umarım yakında diğerlerini de okuyabiliriz.