Diğer kişisel gelişim kitaplarından farklı bir tarafı yok kitabın. Aynı konuları. Aynı yöntemleri, aynı püf noktalarını içeriyor. Aynı problemlere aynı öneriler aynı metodlar. Bu kitapta tek fark akıl verenin aydınlanma ve Nirvana'ya ulaşma yolunda Ferrari'sini feda eden multimilyarder bir avukat olması. Tek bir diyalog halinde geçip gidiyor kitap. Bilge anlatıyor, diğer avukat dinliyor. Öykü falan da yok kitapta. Kitaptaki tek öykü Ferrari'nin satılması, o da çok yavan anlatılmış.:) Kitap adından da anlaşılacağı gibi mutlu olmak için para pul lazım değil, hele Ferrari hiç lazım değil fikrini ispata çalışıyor. Fakat kitabın başlığı olacak kadar önemli olan Ferrari çok çabuk satılıyor, hiç detay yok. Kaça gitmiş, kim almış, kaç kilometreydi. Üstelik mustakbel bilgemiz Ferrari'den kat kat pahalı jetini de satıyor fakat neden jetini değil de Ferrari'sini Satan Bilge olarak nam salıyor? Ayrıca o kadar malı mülkü satıyor da parasını ne yapıyor o da belli değil. Mutlu olmak için gerekli olan iç huzur ve sistemli bir hayattır diyor bilgemiz iyi de para olunca iç huzur olmuyor mu kardeşim. İçinde ´spiritüel´, ´başarı´, ´yoga´, ´Nirvana' ve ´bilge´ geçen herşey felsefik olsa bu eleştiri en felsefik eleştiri olurdu. Okurları arasında meşhur şarkıcılar da bulunan Robin beyi okumayı biz hak etmiyoruz galiba.(!) Tek cümleyle kitabı özetlersek; Yoga Raman bilgeye, yürü gidelim Nirvana'ya demiş, o da Ferrari'sini satmış.Kesinlikl e benim tarzım değildi.