SALVAMEA
Kaşif
“İnsan nasıl insan olmaz” profesörü, en büyük ebediyatçı Dostoyevski’nin, Sibirya sürgününde yaşadıklarının ve gözlemlerinin kitabıdır. İnsanın ait olmadığı bir çevrede yaşamasından feci bir şey olamaz diye başlar, hapishanede ispiyonculuk, infazcı/binbaşı/doktor üzerinden (bal tutan parmağını yalar) meslek şerefsizliği, mahpusların insanlık şerefine ve özgürlüklerine dair vakaları ahlak gözlüğüyle aktarır. Kaplanlar kadar kana susamış insanlar vardır der Dostoyevski, bunların zulmünün, alışkanlık ve (aile terbiyesi olmamasından kaynaklı) ahlaksızlıklarıyla geri dönüşü olmayan şekilde içlerine kök salmasını, buna kayıtsız kalan ahlaken düşük bir toplumun her tarafına sirayet etmesini ve düzensizliğin/mafyaların/çetelerin oluşmasına yol açtığını muhteşem tasvir eder. Bunca yetenek mahvolmuş, kabahat kimin? sorusuyla düşündürür. Dostoyevski’nin, Yeraltıdan Notlar’dan başlayıp, Suç ve Ceza’ya ve insanlığın dibini anlatığı Karamazov Kardeşler’e yolculuğunun temelidir. Muhteşemdir.