VYSAKTS
Bilge
Çölde kalıyorlar, su yok, yemek yok, barınacak birşey yok. Her şey doğadan ve telepati yoluyla, şükrederek elde ediliyor.Evet sezgileriyle yemek için hayvan buluyorlar, kumun içinde su buluyorlar. Hayvanların mesanelerinden matara yapıyorlar, kanlarını kurutup saklıyorlar.Kitapta insanı Aborijinleri sevmeye iten bir çok olay mevcut. Örneğin; aldıkları her şeyi doğaya iade ediyorlar, hiç bir şey israf edilmiyor, sadece yetecek kadar yiyorlar, yedikleri hayvanları onurlandırıyorlar, iletişim için zihinsel telepatiyi kullanıyorlar, her kötü durumun bir öğreti olduğunu biliyorlar, kötülük, kıskançlık, hırs gibi duyguların anlamlarını bile bilmiyorlar, herkesin kendi kişiliğinde istediği takdirde her türlü değişikliği yapabileceğine inanıyorlar, iyi niyetli ve iyi yürekli olmanın gücünü biliyor ve öyle yaşıyorlar.Yazarın Onlardan ayrılıp, normal hayata döndüğü zamanki özlemlerini dile getirişi çok hoştu; şilte, tuvalet kağıdı, jilet gibi basit nesnelere mutlulukla sarılıyordu.