Elif Gikan
Bilge
Varoluş sancıları içerisinde olduğunu tahmin ettiğimiz Vladimir ve Estragon sahnede neredeyse hiçbir şey yapmadan yalnızca Godot'yu bekliyorlar fakat bu bekleyiş, temelinde absürt felsefenin yer aldığı alt metinlerle dolu. Bu tiyatro metni aslında insanın doğum ile ölüm serüvenini anlatan bir bakış açısına sahip. Kitabın alt metnindeki ilk varsayım 20. yüzyılda iki savaş arasında kalan insanla birlikte absürt felsefenin ortaya çıkışı. Absürt felsefenin ana sorularından biri ''hayatın anlamı nedir?'' idi ve bu felsefe anlayışıyla birlikte de absürt tiyatro ortaya çıktı. Kitap aslen ''yarına kalmamız için bir nedenimiz olmalı'' fikri üzerine kurulu. Tekdüze ilerleyen diyalogların temelinde hayatın monotonluğu yatmakta, konuşmalar sık sık yarıda kalmakta ve anlamsızlaşmaktadır. Kitaba başlamadan önce benim de fazlasıyla merak ettiğim Godot'nun kim olduğunu bilmiyoruz. Kimine göre yaşama umudu, kimine göre Tanrı. Sonuç olarak Godot hiç gelmiyor.