Cansu Özmen
Üstat
Kitabın kahramanı, küçük yaşta annesini kaybediyor, daha sonra babası hastalanıyor, babası ölünce de bu kez erkek kardeşinin sorumluluğunu alıyor. Ayrıca erkek kardeşiyle yaşadığı kötü ve üzücü durum onun hayatını etkiliyor. Kuru Kız, mahalledeki baskılardan o kadar sıkılıyor ki sanki algısızmış, kafasızmış gibi davranıyor. İçten içe herkesle alay ediyor aslında. Toplumun ahlaksızlığı, adaletsizliği, sahtekarlığı, merhametsizliği, iki yüzlülüğü komşular üzerinden ince ince işlenmiş romanda. Erkek kardeşi öldükten sonra da internet ve akıllı telefon sayesinde yeni bir evrene yolculuğu başlıyor sanki. Bilmediği her şeyi öğrenmeye çalışıyor, hiç gitmediği ülkelerin hayalini kuruyor. Ve gidiyor da… Dünyanın en uç köşesi denebilecek Ushuaia’ya. . “O ölümsüz olmak istemiyordu, yaşadığının tersi bir hayatı yaşamak istiyordu sadece. Yaşadığı hayat kadar yaşarsa harika olur. İçinin ağladığı bir kırk yıldan sonra içinin güldüğü bir kırk yıl. Bir tür palindrom.”