Orçun Işık
Kitapkurdu
Rachel Cusk bize edebi bir şölen sunuyor. "Ev dediğin, gitmek zorunda kaldığında seni içeri almak zorunda oldukları yerdir" Syf.25 Evliliği sona eren bir kadının Atina'ya giderken yolculuk boyunca karşılaştığı ve hayatına dahil olmuş insanların yaşamış oldukları hayatları ve tecrübelerini yorumlamasını okuyoruz. "Hayatın bizi boğan kısımları," dedi Angeliki, "çoğu zaman annemizin babamızın kendi isteklerinin bize yansıması oluyor." Syf.78 Birileriyle sohbet ettiğimizde benzer bir şeyler yaşadığımızı fark ederiz ve bunu karşımızdakine anlatma ihtiyacı duyabiliriz. Aslında buna vesile olan o sohbetin içinde dinlerken gözlemci olmamız ve bize kendimizi, hayatımızı, yaşadıklarımızı adeta geçmişimizden bir parça kopararak hatırlatmasıdır. Yazar tam da hayatta yaşadığımız diyalogları, sorgulamaları, yaşantıları, şikayetleri, yalnızlıkları bu perspektifte anlatıyor. Hayatın tam ortasından bir roman okumak isteyenler için harika bir seçim. Gönül rahatlığıyla tavsiyedir.