Cansu Özmen
Üstat
“Bütün hayatını bir çukurda yaşayarak geçirirsen gidebileceğin tek yön yukarısıdır.” Stanley Yelnats (adı ve soyadı hem düz hem de tersten aynıdır) geçmişten beri ailesinin peşini bırakmayan bir lanetten muzdarip bir çocuk. Stanley de lanetin getirisi olarak yanlış zamanda yanlış yerde bulunarak işlemediği bir suç yüzünden tutuklanır. Bu suç, ünlü bir beyzbol oyuncusunun ayakkabısını çalmasıdır. Yeşil Göl Kampına gönderilir. Bu kamp kötü çocuklar içindir. Herkesin bir lakabı vardır kampta. Stanley’in lakabı da Mağara Adamı olur. Sıfır ile bu kampta ve sonra birçok olay yaşarlar. Kertenkelelerin, soğanların, “Foşurtu”nun olaya dahil olmasıyla roman mutlu son ile biter. Ayrıca kitapta iki öykü var. Birisi Stanley’in öyküsü diğeri de Kate Barlow ve soğan satan Sam’in öyküsü. Ve bu iki öykü de birbiriyle bağlantılı. Kitabı okudukça bu hikayenin düğümlerini de çözmeye başlıyorsunuz. Kitap ayrıca sinema filmine de uyarlanmış. Kitabı okuduktan sonra filmi de izlemenizi tavsiye ederim.