bodakedi
Kaşif
çocukluğundan beri yemek yapmaya ilgi duyan bir edebiyatçının dünyanın en ünlü restoranlarına, mutfak akımlarına ve ünlü şeflere göndermelerde bulunduğu grafik romandan o kadar çok tutku taşıyor ki damağınız kamaşıyor adeta. bir acıkma hissi veriyor. bir sofraya oturma hissi ve gözlerinizin de doyacağı bir tabağın önünüze konma ritüelinin keyifini sürme isteği... peeters'in tutkusuna ortak arayan anlatımının aurita'nın gösterişsiz karakalem çizgileriyle buluşması çok etkileyici. muftaktan taşan kokuları edebiyat ve felsefe ile harmanlayan nefis bir çizgi roman bu. unutulmayan mükellef sofralar gibi. kaşığınızı, çatalınızı kapıp keyfini sürün derim.