Özge
Kitapkurdu
Altıncı koğuş, az sayfaya sığmış güçlü bir novella. Aydın eleştirisinden, toplumsal - etik sorunlara, hayatı sorgulayan varoluş sorularından felsefeye çok geniş bir yelpazedeki konulara değinmeyi başararak çıtayı yükselterek kült eserler arasındaki yerini perçinliyor. Çehov'un kendine has yalın, dobra, cesur ve etkileyici dili ise onu unutulmaz kılıyor. "...Hayat can sıkıcı bir tuzaktır. Düşünen bir insan olgunluğa eriştiğinde ve tam bir bilinç kazandığında kendini istençsiz olarak sanki çıkışı olmayan bir tuzağın içindeymiş gibi hisseder. Aslında insan, iradesi dışında birtakım tesadüfler tarafından yokluktan var olmuştur. Peki neden? Varlığının anlamını ve amacını öğrenmek ister, sorularına cevap alamaz ya da saçma sapan cevaplar alır. Kapıyı çalar, ama açan olmaz. Ölüm de aynı şekilde iradesi dışında karşılar insanı."