Ozlem Yalız
Kitapkurdu
Kitabın yazılış biçimi kurallar dışında kalmasına rağmen, akıcı dilinin etkisiyle,öncelikle farklı gelse de bir zaman sonra dikkati bu yönden çekip, içeriğe odaklandığınızı farkediyorsunuz.Başarılı, konunun okuyucuya geçtiği, bir an kendinizi içinde bulduğunuz, bir an dışardan gözlemci olduğunuz, ara ara kendinizi kör gibi hissettiğiniz, ara ara doktorun eşi olduğunuz, her karakter için ayrı düşüncelere girdiğiniz, yer yer nefesinizin kesildiği ( hatta öyle ki kitabı bırakıp nefes alma ihtiyacı hissettim), etkileyici, sürükleyici, distopik bir kitap. Sosyolojik olarak baktığımda,bana J. J. Rousseau’nun düşüncesini destekleyen bir kitap olduğunu, aynı zamanda T. Hobbes’ un da haklılığını desteklediğini dişünmeden edemedim.Bence buradaki körlük aslında ruhumuzdaki körlüğün simgesel hali.Psikolojik olarak ise okurken derinden etkilendiğim, tekrar okuyabileceğimi düşünmediğim ama iyi ki okumuşum dediğim bir kitap oldu.