Aziz Özkan
Bilge
Kısa olsa da okurda "keşke daha uzun olsaydı" hüznü bırakan bu kekremsi ve özgün öyküde büyüklük taslayan, burnundan kıl aldırmayan, kendine özgü beğenileri ve değer yargıları olan, topluma tepeden bakan, arkadaş çevresi çok dar olan, bir şeyi sevmedi mi dile getirmekten çekinmeyen, kibirli, kendi hâlinde yaşayan, asosyal ve akılcı yönünü yumuşatamadığı/ baskılayamadığı için kendini aşkın kollarına bırakamayan Aratov'un Klara Miliç'in intiharının vicdan azabına dayanamayıp akıl ve ruh sağlığını kaybedişi konu edilir. Turgenyev'in Aratov karakteri üzerinden Rusya'daki bir kesimi yerdiği muhtemeldir. Her ne kadar Aratov'a karşı içimizde bir kin, öfke, gıcıklık duysak da Klara Miliç'in akıl ve ruh sağlığının yerinde olduğuna dair herhangi bir ize rastlayamadığımızı da eklemek gerekir. Ayrıca meseleyi aşırı duygusallaştırarak intihar bahsinde Aratov'u yerip Klara Miliç'i göklere çıkarmak bu öyküyü okuduktan sonra varılacak bir yorum olmamalı.