Özge
Kitapkurdu
uzun süredir çağdaş yazarlara şans vermeyen bir okur olarak, hakkında okuduğum, duyduğum pek çok övgüyle radarıma giren ve dün gece itibariyle bitirdiğim kitap. öncelikle şunu söylemek isterim ki; beklentimin çok üstünde bir kitaptı. taş gibi ağır konuları, su gibi akan bir dille anlatabilmek ve daha ilk kitapta bu kadar muhteşem öyküler yazabilmek büyük meziyet. ama şunu söylemeliyim; sert bir kitap, okuduklarınız okkalı bir tokat yemişsiniz, ya da içinize öküz oturmuş gibi hissettirebilir. bu yönüyle bende reha erdem filmleri izlediğimde hissettiklerime benzer hisler bıraktı. ilk iki öyküsüne bitmiştim, soy öyküsünde ise darmadağın oldum. saygıyla eğiliyorum yazarın önünde. "...çünkü mutlu son diye bir şey yoktu; uzun vadede bütün hikâyeler mutsuz biterdi." *** "... geçmişten arta kalan tozlar, pencereden giren ışığında önünde küçük bir kâinat gibi dönüyordu."