eryılmaz
Güçlü kalem, sade hikaye... İlk etapta bir "yaban" çağrışımı bırakıyor. Okuma ilerledikçe birbirini tetikleyen iki konu öne çıkıyor. Birincisi savaş, savaşın toplumda bıraktığı travma ve travmanın oluşturduğu bir ortamda küllenen aşkın hikayesi. Kırgız, Kazak kültüründe nasıl karşılanır bilemiyorum ama bizim kültürümüze, değerlerimize ters bir durum, evli ve asker eşinin başka biriyle aşkı olmaz. Birincisi karşılıklı sevgi ve saygıya dayanan çok olumlu çizilen bir gelin ve kaynana figürü var. İkincisi cephede savaşan askerin eşine (güçlü Gelin’e) yakışmayan davranış ve toplumun buna iyi gözle bakmaması, hırsızın hiç mi suçu yok demeyin. Zemin müsait. Sonuç olarak savaşın toplum hayatına olumsuz etkileri.