Esir & Gerçek Bir Esaret Hikayesi
Esir & Gerçek Bir Esaret Hikayesi Ürüne Git
Kışın Leylası
Kaşif
Yakın bir geçmişte Âdem Özköse'nin Şam'da Emevî Câmii'nin avlusunda gönlü gülerken verdiği poza tesâdüf ettim. Benim de yüzümü güldürdü. İlk kez 2005 yılında henüz öğrenciyken gidiyor Şam'a. Bu ziyaretinden sadece iki yıl sonra yerleşmek ve yaşamak üzerine yol tutuyor yeniden. Dört yıl sonra hüzünle ayrılmak zorunda kalıyor. "Şam benim için âdetâ bir İslâm ansiklopedisi gibiydi." diyor. Bu kitapta ise 2012 yılının Mart ayında belgesel çekmek için gittiği Suriye'de, Esed rejimine bağlı silahlı milisler tarafından kaçırılmasını ve elli bir günü hücrede olmak üzere altmış iki gün süren esaretinde yaşadıklarını ve şâhid olduklarını anlatıyor. Yedi yıl sonra! Ne olmuştu? Türkiye'deki tüm dezenformasyona rağmen hakikatin özeti: "Suriyeli birçok genç gibi ben de muhtemelen isyan esnasında öleceğim. Fakat bir yaşındaki kızım bu ülkede bizim gibi köle olarak yaşamayacak. Kızıma özgür bir şekilde yaşayacağı bir ülke hediye etmek istiyorum. Ben kızımın özgürlüğü için mücadele ediyorum."