Faika Berat Taşkıran
Kitapkurdu
Aslında evlilik, doğurmak fiziksel ve ruhsal olarak bir kadının başlı başına bir "dönüşümü", sonrasında yaftalanan ya da üstlenilen eş, annelik sıfatı -imkanları dahilinde- çocuğuna rağmen hala çalışabilen veya ona bakmak için işini bırakmak zorunda kalan bir anne arasında -bu biraz da kişilik ile bağlantılı olsa da- hissettiği, yaşadığı endişe, duygusal, fiziksel karmaşa ve yalnızlık hissi anlamında büyük bir fark yok. Bunu hangisi olursanız olun size yaşatıyor. Okunası biri kitap mı evet. İster doğurmadan önce ister doğurduktan sonra, ister eş olarak. Benzeş hislerinizi değiştirmeden, tıpatıp aynı canavar düşüncelerle olmasa da tüm yükünüz ile o çayırlarda birlikte koşacak ve kuyruk sallayacaksınız. Hikaye de tercüme de çok başarılı. Altını çizerek, kitabın sağına soluna notlar alarak okumasını severim. Bir süre sonra -dizim ya da kontrol- hatalı kelimelerin çoğalması okuduğumu anlamak sindirmekten öte hata aramaya yönlendiriyor ve akıcılığından kısa süre için de olsa koparıyor.