SEVDAĞ
Kitapkurdu
1940’ların İran’ında kendine, aslında yaşamadığı bir geçmiş çizen Hacı Aga, yarattığı bu karakter sayesinde bulunduğu dönemde saygın bir kişi olarak kabul görür. Hacı ağa tüm gün evinin taşlığında oturan ve eve gelen misafirlerini de burada ağırlayan bir yaşlı adam. Eve gelen misafirlerle yaptığı sohbette savaş, demokrasi, hastalık, ticaret ve İran gibi konular ana başlıktır.( İşte bu sohbetlerin birinde Münadilhak Hacı amcama ağzına geleni söyledi de bende rahaaaat bir oh çektim, aman ne rahatladııımmm anlatamam ) Roman boyu mekanın aynı yer olması dolayısıyla, okuyucuya aslında bir tiyatro sahnesi izlenimi verir. Hacı Aga, sohbet ettiği kişilerle geçen bir gününün hikayesinde aslında toplumun bir çok yönünü de ele alır.