Ayhan Ersoy
Üstat
Ergenlik çağından itibaren yeni yetmeliğinin coşku ve enerjisiyle kaynayan kazanına eklenen her yeni taslak çalışmasıyla müstakbel eserlerini meydana getirecek yeteneğine maya çalmakta olan genç Austen değişik edebi türlere dair denemeleriyle gece kelebeğinin ışık etrafındaki dansının heyecanıyla piyano tuşlarını tıngırdatırcasına onu meşhur edecek romanlarının provasını yapar, tohumlarını serperken yazarlığının temellerini atıyor ve ana çatısını dikiyor. Gelecekteki Austen'in ayak seslerini kuvvetle duyuran ve vereceği büyük eserler için ihtiyaç duyacağı edebi virtüözlüğünün tellerini akort eden söz konusu bu temrinler bir yandan yazma dürtüsünü tatmin ederken diğer yandan yeteneğinin açık denizlerinde dalacağı edebiyat derinliklerini önceden ölçüp tartan bir yoklama, kıvam ve dokuyu tutturma faaliyeti olduğunu da çağrıştırmaktadır.