e8akpinar
Üstat
İlk defa bu yazarın kitabını okudum. Bir topluluğun sırf daha organize ve merkezi oldukları için kendi yaşam standartları dışında yaşayan ve görece zayıf topluluklara, medenileştirme/insanlaştırma adı altında reva gördüğü insanlık dışı muameleyi kurgulamış. Bu topluluklara bir de barbar ismi takılarak semantik olarak "insan"lık ile aralarına bir perde çekiliyor. Sanki başka bir isim takınca insanlıktan da çıkıyorlarmış gibi başta sömürge, adaletsizlik ve işkence olmak üzere her türlü insanlık dışı uygulamayı nisbeten rahat bir vicdanla yerine getirirler. Kitap bunun üzerine "medeni sistem"in içinden bir hakim diliyle bu anlayışı sorgular ve vicdanen aslında barbar denilenlere karşı yapılanların barbarlık sıfatını hak ettiğini düşünür. Her ne kadar olaydaki topluluklar gerçek olmasa da, birisi çıkıp "hayır bunlar gerçektir, şurada yaşamıştır şöyle olmuştur" dese muhtemelen inanırım, çünkü bu, tarihte ve güncel olarak örneklerini gördüğümüz üzere insanoğlunun evrensel bir gerçeği.