HacerSC
Kaşif
"Hiçbir şey göründüğü gibi değildir. Bu fikir, bu hüzünlü dünyadaki en derin gerçektir." Birinci kitaptan tanıdığımız Zeynep ve Ömer'in hayatına Zeynep'in ofisine gelen 1973-74 yıllarının geçtiği bir günlükle beraber Hüma ve Yusuf Ali dahil oluyor. Hüma'nın acı dolu yaşam hikayesi ile beraber Kıbrıs Barış Harekatı ve o dönemin acılarına da yer verilmiş. İlk kitapta olduğu gibi Derviş Dede ile yapılan gönül şifası sohbetlere tanık oluyoruz. Bu defa Zeynep'in dışında iki konuğu daha oluyor Derviş Dede'nin ve gül bahçesinin... Aylin, Zeynep ve Miyesser Hanım ile beraber hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığı, geçmişte yaşadıklarımızın, travmalarımızın bizi nasıl etkilediği ve kişiye göre yaşananların farklı farklı şekillerde nasıl yansımaları olduğunu da gözler önüne seriyor Funda Hanım. Nitekim insan ilişkilerimiz bile bu çerçevede gelişiyor. Kısaca, Tasavvufun dingin kollarına bırakan zarif bir dille yazılmış huzur veren bir kitaptı.